Mehmet YAVRUTÜRK... ÖZLEMİN TADI HEP AYNI


Açıklama: Kimi zaman, kendi kısa tarihinize durup bakmak durumunda kalırsınız. Gelinen nokta bir yol çatı, bir kırılma anıdır. Akışın önünde duramazsınız. Kısa tarihinizde yaşanmış sevinçler, öfkeler, yaşanmamışlıklar....
Kategori: Mehmet YAVRUTÜRK
Eklenme Tarihi: 08 Haziran 2011
Geçerli Tarih: 19 Haziran 2019, 06:54
Site: Gazete Tiyatroterapi
URL: http://gazete.tiyatroterapi.com/haber_detay.asp?haberID=217


                     ÖZLEMİN TADI HEP AYNI

    Kimi zaman,  kendi kısa tarihinize durup bakmak durumunda kalırsınız. Gelinen nokta bir yol çatı, bir kırılma anıdır. Akışın önünde duramazsınız. Kısa tarihinizde yaşanmış sevinçler, öfkeler, yaşanmamışlıklar, sessiz tuzla buz olmuşluklar, geri dönüşü olmayan ertelenmişlikler, içinizin gayya kuyularını dolduran gözyaşları...hepsi, kahırlı ya da gülünç hikayelere, hüzünlü şiirlere dönüşür...An gelir,  sizin iradeniz dışında , bir çağdan bir başka çağa geçilir.
  
   Aslında bir gurur gecesidir, yaşanan. Dört pilondaki ikiyüzkırk lambanın ışığının, içinizdeki alaca karanlığı aşamadığı... Tribünlerde, o gururu yaşamak için çırpınmış, maddi manevi katkı yapmış, bedeller ödemiş ve ziyadesiyle hak etmiş onbinler; anneler, babalar, büyük anne-babalar, halalar, amcalar...

     Anonslar yapılır. Nedense "anneler" vurgusunun coşkulu tonuna karşı "babalar" vurgusunun tonu biraz sönük gelir. Burulmamak için,  alınmazsınız. Zaten böyle bir şeye de hakkınız yoktur. "Hak yok, vazife var." esastır. Sizi gururlandıranların sevinci, coşkusu her derde devadır.
 
     Gece uzar, zaman çatır çatır çatırdar; Kişisel tarihinizde bir çağ kapanır, bir çağ açılır!
 
     Gecenin sabahında uyandığınız, yabancı - ama benimsediğiniz- kentin ,kaybolmanıza izin vermeyen, kıvrımlı su yolulunun kenarında yeni çağınızı adımlarsınız, acemice. Aynı duyguları yaşayan binleri düşünmek, sizi teselli etmez. Her attığınız adımın sizi nelerden uzaklaştırdığını kestirirsiniz de neye yaklaştırdığını bilemezsiniz.  Aslın da bilmek de istemezsiniz. Asli göreviniz olan " karanlıkta durarak, tükenmez bir sabırla lambayı tutmaya" devam etmek, bilinmezlikler içinde ki tek bildiğinizdir.
 
      Bir de... Bu Avrupai Orta Anadolu kentinin garın da, hareket memurlarının düdüklerinin tren çığlıklarına karıştığı, demir rayların zangırdadığı ayrılık anında, "özlemin o buruk,o kekremsi aşina tadının"  hep damağınız da kalacağı gerçeğini hatırlarsınız.

                                                       Mehmet YAVRUTÜRK