FUTBOL PROGRAMLARI VE YORUMCULAR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER... İskender GÜRDÖL


Açıklama: Genellikle maçların yayınlarını televizyondan izlerim. Ve, genellikle de maç sonrası futbol programlarına pek bakmam. Çünkü, seyrettiklerimle orada yorumlananlar arasında pek bağlantı kuramam. Sanki, başka maç seyretmiş gibi olurum.
Kategori: Spor Yazıları - İskender GÜRDÖL
Eklenme Tarihi: 12 Aralık 2016
Geçerli Tarih: 22 Eylül 2017, 14:29
Site: Gazete Tiyatroterapi
URL: http://gazete.tiyatroterapi.com/haber_detay.asp?haberID=528



FUTBOL  PROGRAMLARI VE  YORUMCULAR  ÜZERİNE DÜŞÜNCELER     

Genellikle  maçların  yayınlarını televizyondan  izlerim.  Ve, genellikle de maç sonrası futbol programlarına pek bakmam.  Çünkü, seyrettiklerimle orada yorumlananlar arasında pek bağlantı kuramam.  Sanki, başka maç seyretmiş gibi olurum.  Bu da beni oldukça yorar ve sinirlendirir.   Eee  artık yaş da epeyce ilerledi.   

Geçen akşam boş vaktim  oluşunca     kendime  sinirlenmeme ve yorulmama sözü verip,    yorumcu     kanallara bir baktım.  Bir yerde  dört beş ,  diğerinde üç dört , bir başkasında bazen üç bazen beş  kişi oturmuşlar  çeşitli maçlardaki hemen hemen aynı pozisyonlar üzerine fikir beyan ediyorlar.  Aslında yaptıkları bana pek fikir  beyanı   değil  de  tarafgirlik gibi geliyor,  hadi neyse  ama ,   sonuçta da   ortaya  ortak görüş çıkaramıyorlar. Ortalık karışıyor.  Tabii bu curcunada da  hem üzüm yiyip, hem de bağcı dövüyorlar.      

Zaten  futbol  kanalların  yorumcuları,  üç bilemedin dört kanalda rotasyon usulü mesai harcarlar.  Bunların sayısı üç aşağı beş yukarı onbeş  yirmi civarıdır.  Tabii ki bu zevat otuz ya da  kırk   göze sahiptirler.  Ama, ne hikmetse bu sayıdaki gözün sahip olduğu beyinler ; hakemle hemfikir olamadıkları gibi , birbirlerine de düşerler ve ortalık Yahudi havrasına döner.  Üstüne üstlük al ileri , gel geri teraneleri ile bile doğruyu göremezler.  Sonrasında da anlık kararlar yüzünden  hakemleri  yerden yere vururlar ve hakaret etmekten de geri durmazlar.  

Bu kişilerin çoğu her şeyi en iyi kendilerinin bildiğine inanırlar. Dokunulmaz olduklarını sanırlar.   Kendi gaf ve hatalarını düzeltemezler  çünkü, hep bulutların üzerindedirler.  Gelişmeleri takip etmezler. Ders çalışmazlar. Kimse  de çıkıp;  yahu “ siz önce kendinize çeki düzen verin , Türkçeyi öğrenin ve doğru kullanın “  diyemez .  Böyle olunca da   aynı  yanılgıları sürüp gider.

Bunlar otururlar,  binlerce kişinin stadyumlardan, milyonlarca kişinin televizyonlardan izlediği maçları insanlara yeniden anlatıp para kazanırlar.  Kendileri gelişmediği için de çevrelerine ve ülkeye hiçbir katkı yapmazlar.

Bilime, araştırmaya dayalı ve analitik düşünceyle ortaya çıkarılan somut sonuçlara ulaşmak dileği ile…



                                                                                             İskender GÜRDÖL


......................