Gazete Tiyatroterapi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Nereye Gidiyoruz?... Vedat SINMAZ

Tarih 21 Mart 2014, 16:06 Editör

Sonra ne mi oluyor? Hep bilinen şeyler oluyor tabi ki, yok suç ondaydı, yok bundaydı. güvenlik kamerası, mobese yarısı çalışır yarısı çalışmaz iki mahkeme, iki gün gözaltı, sonra delil yetersizliğinden takipsizlik kararı



                                 NEREYE GİDİYORUZ?

Laptopla  

NEREYE GİDİYORUZ?

Laptoplar, tabletler havalarda uçuşuyor, bunların yanı sıra uçan tekmeler, karateler ve acımasızca yumruklaşmalar, moraran gözler, sargı bezli kafalar, ahlaksızca küfürleşmeler… Daha sayayım mı? Yok, yok, saymayayım. Sayamam, utanırım. Bütün bu yaşanmaması gereken çirkin olaylar nerede oluyor biliyor musunuz? Yok, yok, kahvehanede filan değil, milletin en üst düzeyde temsil edildiği T.B.M.M’ de oluyor.

Yukarıda bu olumsuzluklar yaşanırken aşağılarda yani sokaklarda neler oluyor biliyor muyuz? Tabi ki,biliyoruz, görüyoruz,duyuyoruz ama anlatamıyoruz. Ya da konuşamıyoruz. Belki de çok sıradan çok doğal geliyor artık bu yaşananlar, ya da alıştık kanıksadık. İşte işin kötüsü de bu! Alışmak! Şiddete alışmak, kavgaya alışmak, küfre alışmak, yozlaşmak, öz değerlerimizi, insani vasıflarımızı kaybetmek… Ne kadar da acı.

Çok gerilere gitmeyeceğim, son bir ayda basından, TV lerden, sosyal medyadan öğrendiklerimiz tüyler ürpertici olaylardan küçük örnekler vereceğim,

Bir genç kızımız, eski erkek arkadaşı tarafından tehdit edildiğini, emniyete dilekçeyle bildiriyor ve koruma talep ediyor. Emniyetten aldığı yanıt ilginç,

-Koca insansın. Kendi kendini koruyamıyor musun?

Ve bu olaydan birkaç gün sonra halk otobüsünde,  eski erkek arkadaşı tarafından öldürülüyor.

Bir başka olayda da, eşinden ayrılan bir kadın koruma talep ediyor. Hangi emniyetten talep ettiyse bu kez koruma memuru tahsis ediliyor. Adliye kapısında pusu kuran oğlu, hem annesini hem de koruma polisini vuruyor.

Bütün bu yaşananlar aleni, topluma açık yerde herkesin gözleri önünde yaşanıyor. Ve bunun gibi daha onlarcası…

Yitirilen canlar, kaybolan umutlar, geride kalanların yaşamak zorunda olduğu derin travmalar… Yazık değil mi? Günah değil mi? Hangi din, hangi vicdana sığar bu yaşananlar? Nedir, bu kin, bu öfke, bu düşmanlık,bu canavarlık nedir?

İnanın insanın kanı donuyor, Psikolojisi bozuluyor. Neler oluyor bize, gerçekten neler oluyor? Akıl mantık almıyor, olumsuz etkileniyoruz. Uykularımız kaçıyor, TV izlemek, gazete okumak istemiyoruz. Her gün acaba nerde bir cinayet işlenecek diye içimiz yanıyor, yüreğimiz sızlıyor.

Sadece cinayetlerle sınırlı değil bu olumsuzluklar, bir de son günlerde ard arda yaşanan aptalca kazalara tanık oluyoruz.

Arabalı vapur, kapağı açık hareket ediyor, araba denize düşüyor içinde beş yaşında bir can yitiriyoruz. Göz göre göre bağırarak hıçkırarak boğuluyor bir yavrumuz. Hem de herkesin gözleri önünde.

Sonra ne mi oluyor? Hep bilinen şeyler oluyor tabi ki, yok suç ondaydı, yok bundaydı. güvenlik kamerası, mobese yarısı çalışır yarısı çalışmaz iki mahkeme, iki gün gözaltı, sonra delil yetersizliğinden takipsizlik kararı, ya da iplik gibi uzar,uzar,aradan yıllar geçer acılar da,ölenler de unutulur,faillerde zaman aşımından beraat eder,ölen öldüğüyle kalır.

Bu kadar basit işte, bu kadar kolay.  İnsan yaşamı bu kadar bedava.  Kişisel hırslar, hayvanca egolar, ya da vurdumduymazlık. Canlar gidiyor, canlar. İnsanlar ölüyor, insanların gözlerinin önünde. Biz sadece bakıyoruz, film izler gibi izliyoruz. Ölen öldüğüyle kalıyor, hayat acımasızca devam ediyor.

Gerçekten biz bu olamayız. Bir yerde bir yanlışlık, bir terslik var. İnsani duygularımız bu kadar ucuz olamaz. Rotamızı şaşırdık, yönümüzü kaybettik, her şey çok sıradan olmaya başladı. Neler oluyor bize? Nereye gidiyoruz?

 

 


 

                                                                                                                     Vedat SINMAZ


Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Tiyatroterapi Anlatıları

ıfgn zlfngalsufg

ıfgn zlfngalsufg öfmbçfbçbkkbytkytkbt

23 Nisan hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı... Yılmaz ÖZDİL

23 Nisan hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı... Yılmaz ÖZDİL Yılmaz Özdil'in 15 Nisan 2016 Tarihli Sözcü gazetesindeki köşe yazısı... 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Ba...
 İSTANBUL Hava durumu

GALERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi