Gazete Tiyatroterapi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Rabia YAVRUTÜRK... Seferihisar'ın   Düzce'si

Rabia YAVRUTÜRK... Seferihisar'ın Düzce'si

Tarih 14 Ekim 2010, 17:29 Editör

Sığacıktaki tatil köylerinde kalan Avrupalı konukların yolu ezkaza bu köye düşüp de o medrese ve hamamı gördüklerinde...



   Son zamanlarda İzmir’in köylerini gezmek hobilerim arasına girdi. Bu vesile ile geçtiğimiz hafta sonu da Seferihisar’ın daha önce hiç görmediğim köylerini gezdim. İzmir’e yakın, doğası güzel,toprakları verimli, insanları sıcak ve sempatik. Fakat DÜZCE  Köyündeki tarihi eserlerin bakımsızlığı ve pisliği beni hem şaşırttı hem de çok üzdü.

Eski adı Hereke olan köyün antik Heraklia kenti üzerine kurulduğu söyleniyor. Antik kentin taşlarını evlerin duvarlarında, sütun başlarını sokaklarda sehpa ya da tabure olarak görmek mümkün. Asıl içler acısı olan Kasım Çelebi Medresesi ve yine aynı dönemde yani erken Osmanlı döneminde yapılmış olan hamam. Medrese yine aynı isimli caminin avlusunun içinde yer alıyor.Önde sütunlarla taşınan revaklar içinde bölümleri var. Ancak içindeki çöp, pislik ve koku rahatsız edici. İnsan acaba cami görevlisi, cemaat ve muhtar hiç mi rahatsız olmuyor diye düşünüyor.

Köyün alt kısmında yine aynı dönemde yapılmış bir hamam var.Kubbeleri ve tüm yapılarıyla ayakta. Otların ve çalıların arasından zor yol bulup giriyorsunuz. İçeriye kullanılmayan eşyalar, çöpler vs. atılmış.

Kendi  arşivimde 2002 yılında İzmir İl Kültür Müdürlüğü tarafından hazırlanıp basılmış, İl Kültür Envanteri Seferihisar kitapçığını buldum. Her iki yapının da bakımından sorumlu kuruluş olarak ‘Köy Tüzel Kişiliği’ yazıyor.

Ülkemizin her karış toprağından tarih hazinesi fışkırıyor ama ne yazık ki bir kısmı ilgisizlik, bilgisizlik ve duyarsızlıktan dolayı içler acısı durumdalar.

Yine köy meydanında Osmanlının son yıllarında yapıldığını tahmin ettiğim bir kahvehane yıkıntısı var. Çatısı çökmüş, duvarının bir kısmı yıkılmış enkaz halinde duruyor. Tam karşısındaki kahvehanede oturanlar bütün gün o enkazı seyrediyor. Oysa birlikte bir el atsalar kısa zamanda ayağa kalkar. Mülkün mirasçıları varmış, kimse dokunamıyor. Arka tarafındaki köy tuvaleti hayatımda gördüğüm en bakımsız en pis tuvalet.

Son Muhtarlık seçiminde o köyden yetişen üniversite mezunu bir bayan aday olmuş ama köylü seçmemiş. Eğer seçselerdi köyün bu çehresi eğitimli ve duyarlı bir hanım eli ile belki daha farklı olurdu.

Çok iyimser bir şekilde o medresenin ve hamamın temizlenip düzenlenip ziyarete açıldığını, kahvehanenin güzel bir kafeterya olduğunu, günübirlik İzmir’den Seferihisar’a giden turların buraya uğradığını, tarihi eserleri gezip o kahvehanede bir şeyler içip köyün huzurunda dinlendiklerini hayal ediyorum. Köylünün tarlasında yetişen ürünlerini ve 10 yıldır köyde yaşayan Mardinli Halime’nin bize zorla, canı gönülden ikram ettiği nefis tandır ekmeğini ziyaretçilere satarak aile bütçelerine katkıda bulunduklarını düşünüyorum.

Sığacıktaki tatil köylerinde kalan Avrupalı konukların yolu ezkaza bu köye düşüp de o medrese ve hamamı gördüklerinde eminim bizi Avrupa Birliğine almamakta ne kadar haklı olduklarını düşüneceklerdir.                                                                

 

                                                                           RABİA YAVRUTÜRK  


 
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Dostlarımdan...

Eğitimin Harikalar Diyarı ve Dünya Birincisi Finlandiya'nın Eğitim Sistemi

Eğitimin Harikalar Diyarı ve Dünya Birincisi Finlandiya'nın Eğitim Sistemi Finlandiya, dünyada eğitim problemini en erken çözmüş ülkelerden biri. Dünyanın en başarılı okullarından bir kısmı ...

Bir Anı...

Bir Anı... Talip APAYDIN'IN 1967 yılında yayımlanan ''Karanlığın Kuvveti'' adlı kitabında yer alan anısı, ...
 İSTANBUL Hava durumu

GALERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi