Gazete Tiyatroterapi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Önce veli, sonrası candan dost olan bir anne-babanın anlatısı

Önce veli, sonrası candan dost olan bir anne-babanın anlatısı

Tarih 13 Eylül 2016, 07:40 Editör

Yıl 2010, Eylül ayında kızım Ada, kreş bölümünden sonra ana sınıfına gitmeye başladığında; farklı ne yapabilir ki diye düşünürken, çok istediği bale kursuna götürmeye başladık. Hafta sonları farklı bir aktivite, farklı bir sosyal ortam ona bir şeyler katabilir diye düşünmeye başlamıştık


Önce veli, sonrası candan dost olan bir anne-babanın anlatısı

Sinan Ka

Behice Sinan Karagöz Üst komşum Süreyya hanımın kızı, Pelinsu’nun bir tiyatro grubu ile çalışmaya başladığını, çok severek ve isteyerek gittiğini, çünkü tiyatro öğretmeninin sevgi dolu ve çok sıcak davrandığını, sadece drama eğitimi olmayıp, dans etmeyi öğrenmek, grup çalışması yapmak gibi birçok çalışmanın gerçekleştiğini Süreyya hanım ile bir sohbetimizde öğrendim.

Yıl 2010, Eylül ayında kızım Ada, kreş bölümünden sonra ana sınıfına gitmeye başladığında; farklı ne yapabilir ki diye düşünürken, çok istediği bale kursuna götürmeye başladık. Hafta sonları farklı bir aktivite, farklı bir sosyal ortam ona bir şeyler katabilir diye düşünmeye başlamıştık. Ancak ne yazık ki Ekim ayında aile hayatımızı değiştirecek bir olay yaşadık ve eşim Sinan, Afganistan’a altı ay süreli olarak görevli gitti. Kızımla baş başa kalmıştık ve tüm her şeyi beraber yapmaya başlamıştık, Bu arada Ada çevremizdeki çocukları gözlemliyor ve neler yaptıklarını da merak ediyordu. Ada’nın da isteği üzerine (“Ben tiyatroya gitmek istiyorum” diyordu) bir gün bale sonrası, komşumuzun bahsettiği Vakıf bünyesindeki tiyatro çalışmasının kapısını çaldık. Sekreter Arzu hanım Ada’nın yaşının küçük olduğunu, en azından ilkokula başlamış olması gerektiğinden bahsetmişti, ancak yine de Sinan hoca ile görüşmemizin daha sağlıklı olacağını söylemişti. Ders arasını fuayede bekledik ve çift kanat ahşap kapı açıldığında yüzleri gülen değişik yaş guruplarından çocuklar dışarıya çıktılar. Merdivenlerden yukarıya çıktığımda koluna bacağına çocuklar sarılmış beyaz saçlı güler yüzlü, bu sarmalamadan oldukça memnun görünen Sinan bey ile karşılaştık. Nasıl oldu bilemiyorum ama Ada bir anda yanımdan fırlayıp daha önce hiç görüp tanımadığımız bu kişiye sımsıkı sarıldı, çok büyük bir karşılık alarak. Sinan bey ve Ada’ yı öyle görünce hem duygulandım hem de buranın beklediğimden de öte sıcak bir yuva olduğunu hissettim. Gidip gelmelerimizde anladım ki Sinan beyin tatlı sert bir üslubunun olduğu ve velilerinde bu üsluba aşırı saygı duyduklarını fark ettim. Yaptığımız konuşmalarda Ada ile ilgili hususları dile getirdiğimde, ona bir yetişkin gibi davrandığımı bu durumun ona çok fazla sorumluluk yüklediğini, aslında onun bir çocuk olduğunu hatırlamam gerektiğini söylemişti. O an tepki duymuştum fakat eş boşluğunu Ada’ ya yüklediğimi sonradan anladım. Sadece çocuğum değil ben de farkındalıkları yaşamaya başlamıştım. Nurten hanımla Sinan beyin herkesin çocuklarını kendi çocukları gibi sarıp sarmalayıp, kucaklamaları, bence hepimize, karşılık beklemeden sevgi vermenin ne demek olduğunu anlamak için güzel bir örnek olmalıdır. Bizi de dahil ettiğiniz ve Ada’ nın çok mutlu olduğu bu güzel ortamda bulunmaktan her zaman keyif aldık. Sabrınıza ve emeğinize sağlık. Behice - Sinan


Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Tiyatroterapi'den

Tiyatroterapi yeni döneme hazır...

Tiyatroterapi yeni döneme hazır... Beykoz Vakfında doğan ve yaklaşık 20 yıldır yaşamını bu mekanda sürdüren Tiyatroterapi bir miktar daha bireysel ç...

Anadol... Bir efsane... Ve ilk yerli Otomobil

Anadol... Bir efsane... Ve ilk yerli Otomobil Türk otomotiv tarihinde sarsılması güç bir yere sahip... 30 yılı aşkın bir süre önce üretimi sonlandırılmış olmasın...
 İSTANBUL Hava durumu

GALERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi