Gazete Tiyatroterapi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
YENİ YIL MESAJI AMA.. HOŞUNUZA GİDECEĞİNİ PEK SANMIYORUM

YENİ YIL MESAJI AMA.. HOŞUNUZA GİDECEĞİNİ PEK SANMIYORUM

Tarih 02 Ocak 2015, 18:11 Editör

Sıra dışı anne babaların çocukları olan öğrencilerimle hayatın eskizi olan hayallerimizi gerçeğe en uygun hale getirmenin çalışmasını yaparken uygulanamayacak hayallere de şans verip mutlu olmanın desteği olarak kullanıyoruz…

     Biz eskiden eskiden... Su içerdik testiden.

Eskiden kimse dükkanının kapısına 'camiye gittim dönücem' yazmazdı... İbadet gizli ve kutsaldı, malzeme yapılmazdı...

Eskiden kimse promosyon hac ve umre tekliflerini kabul etmezdi... Bu ibadetler kan ter akıtılarak kazanılan ve asla ailenin nafakasından kesilmeden; ama birlikte santimle biriktirilebilen paralarla yapılırdı...

Eskiden kimse sadece konuşmazdı 'iş' yapardı...

Hiç ummadığın bir teyzenin çeyizini yaptığı bir genç kız, bir memur amcanın desteklediği bir öğrenci vardı; ama bunları kimse bilmezdi... Ölür giderlerdi de bazen bir tesadüfle öğrenilirdi. Hala kendisine yardım edildiğini bilen ama kim olduğunu bilmediği için aynı tarzda iyilik yapan insanlar olduğuna eminim.

O eskidendi, bu eskidendi, diyerek bugünün kaçamaklarını hazırlayan, hayatını mazeretlerle devam ettiren, beceriksizliklerini modern dünyanın insanı strese boğduğu düşüncesine bağlayan bizler sessiz sedasız, reklamsız ibadetin, iyiliğin, onurlu yaşamanın mümkün olabileceğini, mehtabın hala güzel ve aynı doğduğunu, dilimizin hala çok güzel olduğunu; ama özenle kullanmak gerektiği; yani yatcaz kalkcaz. nbr.mrb. ewet yerine: Ne kadar hoş bir düşünce... Sizi gördüğüme sevindim... Katılıyorum... Aynı fikirde değilim; ama güzel anlattığınızı kabul etmeliyim... gibi cümleler kurulabileceğini biliyoruz da...

Niye yapmıyoruz?

 

Bütün bunları anlatırken eskiden yani çocukluğumuzdan bahsettiğimiz için yine de içimizde bir minik coşku oluşmuyor mu?

Gelin, kendi tüm sorunlarımızı şöyle kenara itelim ve konuyu sadece çocuklara indirgeyelim:

Çocuklar…

Yaşadıkları bugün onlara dünden daha fazla imkanlar sunuyor gibi gözükse de bu tamamen göreceli bir kavram… Kaçı, ne kadar yararlanabiliyor? Sistem gerçekten gelişim amaçlı mı yasak savma tarzında ‘ben yaptım oldu’ ların ürünü mü?

Mutlu mu çocuklarımız…

Eğitim sisteminden hiç mutlu değiller, düzeltelim. Eğitim öğretim kurumu, öğretim kurumuna dönüştü.  Öğretim kurumu ezberletme kurumuna…

Çocukluklarını hiç yaşayamıyorlar...
Yıldız takıma gidecek çocuk bulunamıyor.

Müzik aleti çalan yok gibi ya da koşa koşa gidip koşa koşa dönüyor…
Sokaklar neredeyse belli bir yaşın altında çocuklara terk edilmiş gibi.

..
Çok özel özen gösterilmesi gereken yaş gurubu ilk genç çocuklar?

Çok önemli bir bölümü dershanelerde…
Çılgın gibi sınavlara hazırlanıyorlar.

Neler değişti.
Çok şey değişti de…

Neler gelişti?
Hiçbir şey.


Ortada ne bir başarı var ne de çok daha iyi eğitim.
Ama bu körü körüne yarışın esiri ettik çocuklarımızı, farkında bile değiliz...
Peki dershaneler kapanınca yarış bitecek mi?
Bilmiyorum… Sanmıyorum da…

Eskiden hepimiz ne hayaller kurardık.
Oluruna, olmazına hiç bakmazdık. Eğitim demek özgürlük demekti.
Öğretmenlerimiz hayal kuramayanlara kızardı...

Peki, pes mi ettik ya da ettim…

Asla…

Sıra dışı anne babaların çocukları olan öğrencilerimle hayatın eskizi olan hayallerimizi gerçeğe en uygun hale getirmenin çalışmasını yaparken uygulanamayacak hayallere de şans verip mutlu olmanın desteği olarak kullanıyoruz…

Bayramlarımızı, özellikle çocuk bayramımızı… Dünyada çocuklara armağan edilmiş tek bayramı yaşımız ne olursa olsun çocukça bir doğallıkla kutlamaya ve paylaşmayı başarıyoruz.

Neden bu bayram dünyada bir tane diye aklınızdan geçecek olursa bunun cevabının, bu zenginliğe sahip dünyada ki tek liderin ATATÜRK olduğunu biliyoruz.

Ben?

Benim, toplum senfoni orkestrasında kendi enstrümanımı en iyi şekilde çalma çabam devam ediyor…

Sanat için ışık yakanlara, ışığı yanık tutanlara selam olsun derim hep bilirsiniz…
Bugün
İnsanlık için ışık yakanlara, ışığı yanık tutanlara selam olsun
Demek istiyorum.

 R.Sinan AKBAŞAK

 


Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

R. Sinan AKBAŞAK... Köşe Yazıları

Büyüklerin başaramadığını... R.Sinan AKBAŞAK

Büyüklerin başaramadığını... R.Sinan AKBAŞAK başlıktan da anlaşılacağı gibi büyüklerin başaramadığını çocuklar başardılar. Bilindiği gibi 'Tiyatroterapi'...

Anne baba olmak zor zanaat... R.Sinan AKBAŞAK

Anne baba olmak zor zanaat... R.Sinan AKBAŞAK Tam da, bir velimin; 'çocuğumuzu ingilizce kursuna göndereceğiz, artık tiyatroterapi'ye gelemeyecek...'...
 İSTANBUL Hava durumu

GALERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi