Gazete Tiyatroterapi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

NAZIM HİKMET

NAZIM HİKMET

Tarih 16 Ocak 2011, 14:41 Editör

NAZIM HİKMET'İN DOĞUM GÜNÜ ... Nazım'ın nüfus kaydına göre doğum tarihi 15 Ocak 1902.Ancak asıl doğum tarihi 20 Kasım 1901. Ailesi yıl kaybetmesin (?)diye 15 Ocak tarihini doğum günü diye kaydettirmiş. Nazım da bu tarihi kullanmış.

                                NAZIM HİKMET'İN DOĞUM GÜNÜ

 

      Nazım'ın nüfus kaydına göre doğum tarihi 15 Ocak 1902.Ancak asıl doğum tarihi 20 Kasım 1901. Ailesi yıl kaybetmesin (?)diye 15 Ocak tarihini doğum günü diye kaydettirmiş. Nazım da bu tarihi kullanmış.

      Selanik'de dünyaya gelen Nazım'ın babası Matbuat Umum Müdürü, Hamburg’da konsolosluk yapmış Hikmet Bey, annesi piyanist ve ressam Celile Hanım. Bütün hayatı boyunca,  emek için, alın teri için kısaca Proletarya için kavga verecek olan Nazım, aslında Burjuva bir ailenin çocuğu. Daha oniki yaşındayken şiirleri yayınlanmaya başlayan Nazım'ın,  sanatı üzerine konuşulmadık pek bir şey kaldığını sanmıyorum. O, şiirini, sanatını inançları için verdiği kavganın, daha adil daha özgür bir dünya kurabilme mücadelesinin aracı olarak kullandı. Çok da uzun olmayan ömründe çok büyük, çok ağır bedeller ödemek pahasına! 1925 den 1950 ye kadar olan zamanda sivil, asker onlarca mahkemede, toplam yüzlerce yıllık hapis, hatta idam talepleriyle yargılandı. Yurdun birçok "mapusanesinde"  yıllarca "zincirlerini çürüttü". Sonunda ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Altmış bir yaşında, çok sevdiği memleketine ve özellikle İstanbul'a hasret, Moskova'da öldü. En yaman hasret şiirlerini ardında bırakarak:

                                                 Bir vapur geçer Varna önünden

                                                 Uy Karadeniz'in gümüş telleri,

                                                 Bir vapur geçer Boğaz'a doğru,

                                                 Nazım usulcacık okşar vapuru,

                                                 Yanar elleri!

 

     Aslında yanan elleri değil, yaralı yüreğidir. Ama belli ki o zamanlar memleketine, çok sevgili şehrine kavuşmak için bir ümidi var gibidir. Zamanla o ümit de yok olur:

 

                                                  Çok yorgunum, beni bekleme kaptan,

                                                  Seyir defterini başkası yazsın.

                                                  Kubbeli, çınarlı, mavi bir liman,

                                                  Beni, o limana çıkaramazsın.

 

     Bu dizelerde bütün kapıların kendisine kapandığını kabulleniş mi vardır, artık yolun sonuna geldiğini mi düşünmektedir... Bilinmez. Bildiğimiz, bu dünyaya dair en son isteğinin, Anadolu'da bir köy mezarlığın da bir mezar, uyarına gelirse de başucunda bir çınardır. İkisi de kendisini mahrum bıraktığımız, iki mütevazı vasiyet.

     Sadece Türk şiirinin değil, dünya şiirinin de büyük ozanı Nazım' ı doğum gününde, sanki bugün doğmuş gibi, kendi dizeleriyle "Hoş geldin bebek/Yaşamak sırası sende " diyerek, saygı ve sevgiyle anıyoruz.

 

                                                                                                     Mehmet YAVRUTÜRK

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Mehmet YAVRUTÜRK

"ONLAR ÖLÜRKEN DE GÜLÜYORLAR" M.YAVRUTÜRK

Başlıkta ki tırnak içindeki o sözler bana ait değil. İlk duyduğumda canımı çok acıtan bu sözler "Sudaki İzler" belg...

Hüzün Kavmindeniz... M.YAVRUTÜRK

Hüzün Kavmindeniz... M.YAVRUTÜRK Oğlunu askere uğurlayan babanın öyküsünü anlatan dost Mehmet Yavrutürk
 İSTANBUL Hava durumu


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi